“......Hudutlarının mühim ve büyük aksamı deniz olan Türk Devleti’nin Donanması da mühim ve büyük olmak gerektir. O zaman Türkiye Cumhuriyeti daha müsterih ve emin olacaktır. Mükemmel ve kaadir bir Türk Donanmasına malik olmak gayedir. Bunun ilk azimet noktası, sefain-i harbiye tedarikinden evvel onları muvaffakıyetle sevk ve idareye muktedir kumandanlara, zabitlere, mütehassıslara malikiyettir......”(Hamidiye Kruvazörü Hatıra Defteri, 20 Eylül 1924)
“.....Arkadaşlar!En güzel coğrafi vaziyette ve üç tarafı denizle çevrili olan Türkiye; endüstrisi, ticareti ve sporu ile, en ileri denizci millet yetiştirmek kabiliyetindedir. Bu kabiliyetten istifadeyi bilmeliyiz; denizciliği, Türkün büyük ülküsü olarak düşünmeli ve onu az zamanda başarmalıyız.....” ( TBMM II.Dönem, II.Toplantı Açılış Yılı Konuşması, 01 Kasım 1937)
“Tarihte büyük bahrî kumandanlarımız vardır. Fakat modern donanma teşekkülüne teşebbüs ettikten sonra bu gibi kahramanlıklara, parlak harekâta pek tesadüf olunamaz. Benim için gemiden ziyade zabitlerini tanımak mühimdir. Mücadele-i Milliye esnasında donanmamızın toplu olarak istihdamına imkân yoktu. Bununla beraber müteferrik ve vatanperverane hizmetler pek çoktur.”(Hamidiye Kruvazörü, 19 Eylül 1924)
“ADATEPE ile yaptığım kısa yolculuktan hatırasını unutmayacağım! Yakından tanımak fırsatına nail olduğum seçme deniz kumandanlarımız, genç zabitlerimiz ve denizcilerimiz ile iftihar ettim.”(27 Temmuz 1935, Adatepe Muhribi Hatıra Defteri)
“Sevahilimizin (kıyılarımızın) vüs’atine (genişliğine) ve vesait-i bahriyemizin fıkdanına (sınırlı olmasına) rağmen gayur (gayretli) bahriye zabitanımız meşkur (teşekküre değer) hidemat (hizmetler) ifa etmektedirler.”(01 Mart 1922 TBMM. III. Toplantı Yılı Açılış Konuşması)
“Düşmanın ablukası ve malik olduğu vesait-i bahriyesine rağmen mensubin-i bahriyemiz birkaç gemi ile harikalar göstererek hiçbir şey zayi etmeksizin nakliyat-ı bahriyeyi temin eylemek suretiyle meşkur (teşekküre değer) hizmetler ifa etmişlerdir.”(TBMM’nin IV. Toplantı Yılı Açılış Konuşması, 01 Mart 1923)