ANA SAYFA KOMUTAN KURUMSAL PLATFORMLAR HAREKAT MODERNİZASYON MEDYA HİZMETLER SİTE HARİTASI
Komutanlık Geri

Oramiral Adnan ÖZBAL

Komutan

Oramiral Adnan ÖZBAL

Komutan

1958 Yılında İstanbul'da doğan Oramiral Adnan ÖZBAL, 1976 yılında Deniz Lisesinden, 1980 yılında Deniz Harp Okulundan teğmen rütbesi ile mezun olmuştur.

Muhriplerde branş subaylığı yapan Oramiral ÖZBAL, sahil güvenlik botu ve hücumbotlarda Komutanlık,  2003-2005 yılları arasında 2’nci Hücumbot Filotillası Komodorluğu görevlerini icra etmiştir.

Oramiral ÖZBAL, 1989 yılında Deniz Harp Akademisi, 1995 yılında Silahlı Kuvvetler Akademisi, yine 1995 yılında Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi öğrenimini tamamlamıştır.

Karargah görevleri kapsamında; Hücumbot Filosu Komutanlığı, Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı ve Napoli/İTALYA’da konuşlu NATO karargahında harekat ve istihbarat görevlerinde bulunmuştur. Ayrıca 1999-2003 yılları arasında Deniz Kuvvetleri Plan Prensipler Başkanlığında şube müdürlüğü, Kuzey Deniz Saha Lo...

Devamı

İLKE VE ÖNCELİKLER


Türkiye Cumhuriyeti kuruluşunun 100’üncü yılına yaklaşırken, küresel ve bölgesel düzlemde meydana gelen çok boyutlu ve çok katmanlı güvenlik sınamalarına maruz kalmaktadır. Jeopolitik olarak oldukça kritik bir konumda bulunan ülkemiz, bekasını sağlam temellere oturtmak, milli menfaatlerini her daim kararlılıkla yerine getirmek ve güvenliğin deniz boyutunda çevre denizlerde herhangi bir emrivaki ile karşılaşmamak maksadıyla; güçlü, kararlı ve hazır bir Deniz Gücüne sahip olmak zorundadır. Bu hassasiyetlerin bilincinde olan Deniz Kuvvetleri Komutanlığımız 21’inci yüzyılın karmaşık güvenlik ortamında ülkesini ve milli çıkarlarını açık denizlerden itibaren koruyabilecek şekilde her türlü göreve hazır bulunmaktadır. Bu perspektifte Deniz Kuvvetlerimizin mevcudiyeti Türkiye Cumhuriyeti’nin güvenlik ve refahı için hayati önemi haizdir. Nitekim;

-Güvenlik ve çıkarlarımıza yönelebilecek tehditlerin öncelikle denizlerden gelebileceği yüksek olasılık olarak görülmekte,

-Ülkemizin artan enerji ihtiyacı ve enerji jeopolitiğinde dışa bağımlılığı göz önüne alındığında denizler enerji temin ve dağıtımı açısından öne çıkmakta,

-Dış ticaretimiz büyük oranda deniz taşımacılığı ile gerçekleşmekte,

-Ekonomimiz geliştikçe, dış yatırımlarımız artmakta ve çıkarlarımızın deniz aşırı coğrafyalarda da korunması ihtiyacı hasıl olmakta,

-Deniz yetki alanlarımız devletimizin ve gelecek nesillerimizin uluslararası hukukla sabit ve tescilli hakkı olan zengin doğal kaynakları barındırmaktadır.

            Bu hassasiyetlerin bilincinde olan Deniz Kuvvetlerimiz güçlüdür, hazırdır, inançlıdır ve kendine güveni tamdır. Mavi Vatana yönelik hak ve menfaatlerimizi kararlılıkla gözetmekte ve savunmaktadır.

Bu nedenle üç tarafı denizlerle çevrili vatanımızın uzak denizlerden ana karamıza olan görevini etkinlikle yapabilecek, ulusal ve uluslararası sularda hak ve menfaatlerimizi koruyup kollayabilecek nitelik, nicelik ve yetenekte bir donanmaya sahip olunması kaçınılmaz bir ihtiyaç, hatta zarurettir. Sonuç olarak, güçlü ve sürdürülebilir bir donanma için milli ve yerli teknoloji ürünü gemi, silah ve sistemlere sahip olunması milli bir hedef ve önceliktir. Deniz Kuvvetlerimizin ihtiyaçlarının güvenli, maliyet etkin ve istikrarlı biçimde karşılanması, yüksek teknolojiye sahip harp silah ve araçlarının yurt içinde milli imkanlarla üretilmesi, gerekli teknolojik altyapının oluşturularak üretim tesislerinin kurulması ve milli savunma sanayinin teşvik edilmesi ve desteklenmesi hayati önemi haizdir.

            Türk Deniz Kuvvetleri yerli ve milli sistemlere sahip olmanın her daim öncülüğünü yapmıştır. Özellikle milli savaş gemisi tasarımı ve komuta kontrol sistemleri gibi alanlarda devletimizin diğer ilgili kurum ve kuruluşlarına örnek olmuştur. Türkiye kendi savaş gemisini ve içindeki sistem ve cihazlarını kendi öz kaynakları ve yetişmiş insan gücü ile yapmakta, bilgi ve teknoloji birikimi oluşturmakta ve bu kazanımlarını her geçen gün geliştirmektedir.
Bu hedef doğrultusunda Deniz Kuvvetlerimiz tarafından, ilgili platformların prototiplerinin askeri tersanelerde inşası ve savaş yönetim sistemi gibi özellikli sistemlerin askeri araştırma merkezlerinde üretilmesi sağlanmış, müteakiben kazanılan bu yetenekler milli savunma sanayisine aktarılmıştır. 

            Bunun en güzel örneği, ilk yerli ve milli gemilerimiz (Milli Gemi-MİLGEM) olan TCG HEYBELİADA, TCG BÜYÜKADA, TCG BURGAZADA ve TCG KINALIADA korvetleridir. MİLGEM’lerin devamı olarak önümüzdeki dönemde, birincisi TCG İSTANBUL adını alacak olan Fırkateynlerin de, yurt içinde milli imkânlarla inşasına başlanmıştır. Yakın zamanda büyük oranda yerli ve milli imkânlarla inşa edilecek Türkiye’nin en büyük muharip suüstü gemisi TF-2000 hava savunma harbi muhribi projesinde önemli ilerlemeler sağlanmıştır.
            Bununla birlikte tümüyle yerli imkânlarla geliştirilerek üretilen ve hemen hemen tüm gemilerimizde komuta kontrol ve savaş yönetim sistemi olarak kullanılmaya başlanan Gemi Entegre Savaş İdare Sistemi (GENESİS) başarı ile uygulanmış ve kendini ispat etmiştir.

            Mavi Vatanımızda ve faaliyet gösterdiğimiz açık denizlerde ortaya çıkabilecek harekât ihtiyaçları; suüstü harbi, denizaltı harbi, denizaltı savunma harbi, hava savunma harbi, elektronik harp, kara hedeflerine stratejik taarruz, keşif, gözetleme, komuta-kontrol, muhabere ve istihbarat görev fonksiyonlarını yerine getirebilecek modern platformlara, sistem ve cihazlara sahip olunmasını dikte etmektedir.

            Bu nedenle Deniz Kuvvetlerimizin modernizasyon projeleri, harekât ihtiyaçlarının bugün ve gelecekte karşılanabilmesine olanak sağlayacak kaynak ile dengelenmiş kuvvet yapısını teşkil edecek şekilde hazırlanmaktadır.