ANA SAYFA KOMUTAN KURUMSAL PLATFORMLAR HAREKAT MODERNİZASYON MEDYA HİZMETLER
Komutanlık Geri

Oramiral Adnan ÖZBAL

Komutan

1958 Yılında İstanbul'da doğan Oramiral Adnan ÖZBAL, 1976 yılında Deniz Lisesinden, 1980 yılında Deniz Harp Okulundan teğmen rütbesi ile mezun olmuştur.

Muhriplerde branş subaylığı yapan Oramiral ÖZBAL, sahil güvenlik botu ve hücumbotlarda Komutanlık,  2003-2005 yılları arasında 2’nci Hücumbot Filotillası Komodorluğu görevlerini icra etmiştir.

Oramiral ÖZBAL, 1989 yılında Deniz Harp Akademisi, 1995 yılında Silahlı Kuvvetler Akademisi, yine 1995 yılında Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi öğrenimini tamamlamıştır.

Karargah görevleri kapsamında; Hücumbot Filosu Komutanlığı, Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı ve Napoli/İTALYA’da konuşlu NATO karargahında harekat ve istihbarat görevlerinde bulunmuştur. Ayrıca 1999-2003 yılları arasında Deniz Kuvvetleri Plan Prensipler Başkanlığında şube müdürlüğü, Kuzey Deniz Saha Lo...

Devamı

ATAMIZIN BAHRİYE İLE İLGİLİ TBMM KONUŞMALARINDAN SEÇMELER


TBMM Konuşmaları

“.....Arkadaşlar! En güzel coğrafi vaziyette ve üç tarafı denizle çevrili olan Türkiye; endüstrisi, ticareti ve sporu ile, en ileri denizci millet yetiştirmek kabiliyetindedir. Bu kabiliyetten istifadeyi bilmeliyiz; denizciliği, Türkün büyük ülküsü olarak düşünmeli ve onu az zamanda başarmalıyız.....” ( TBMM II.Dönem, II.Toplantı Açılış Yılı Konuşması, 01 Kasım 1937)

“Sevahilimizin (kıyılarımızın) vüs’atine (genişliğine) ve vesait-i bahriyemizin fıkdanına (sınırlı olmasına) rağmen gayur (gayretli) bahriye zabitanımız meşkur (teşekküre değer) hidemat (hizmetler) ifa etmektedirler.”(01 Mart 1922 TBMM. III. Toplantı Yılı Açılış Konuşması)

“Düşmanın ablukası ve malik olduğu vesait-i bahriyesine rağmen mensubin-i bahriyemiz birkaç gemi ile harikalar göstererek hiçbir şey zayi etmeksizin nakliyat-ı bahriyeyi temin eylemek suretiyle meşkur (teşekküre değer) hizmetler ifa etmişlerdir.”(TBMM’nin IV. Toplantı Yılı Açılış Konuşması, 01 Mart 1923)

TBMM AÇILIŞ SÖYLEVLERİ VE MESAJLARI

Mustafa Kemal ATATÜRK 01 Mart 1922 tarihinde TBMM’nin III.Toplantı Yılı açılış konuşmasında İstiklal Harbi’ndeki Türk denizcileri ile ilgili olarak aşağıdaki değerlendirmeyi yapmıştır:

“Sevahilimizin (kıyılarımızın) vüs’atine (genişliğine) ve vesait-i bahriyemizin fıkdanına (sınırlı olmasına) rağmen gayur (gayretli) bahriye zabitanımız meşkur (teşekküre değer) hidemat (hizmetler) ifa etmektedirler.”

İstiklal Harbi sonunda kesin zaferin kazanılmasından sonra Ulu Önderimiz ATATÜRK 01 Mart 1923 tarihinde TBMM’nin IV. Toplantı Yılı açılış konuşmasında, Türk denizcilerini şu sözleri ile taçlandırmıştır:

“Düşmanın ablukası ve malik olduğu vesait-i bahriyesine rağmen mensubin-i bahriyemiz birkaç gemi ile harikalar göstererek hiçbir şey zayi etmeksizin nakliyat-ı bahriyeyi temin eylemek suretiyle meşkur (teşekküre değer) hizmetler ifa etmişlerdir.”

Karadeniz gezisinin ardından ATATÜRK, Deniz Kuvvetlerine verdiği önem ve önceliği, 01 Kasım 1924 günü Türkiye Büyük Millet Meclisinin II. Dönem, II.Toplantı yılının açılış konuşmasında şöyle ifade etmiştir:

“Efendiler!
Bahriye’yi esaslı ve ciddi bir biçimde geliştirip, düzenlemek düşünülmelidir. Bu konuda başlangıç noktası, özellikle seçkin elemanları hak ettikleri gibi yetiştirip, onlardan memleketin ivedi gereksinimlerinde yararlanmak ve herhalde memleketin gücünün üzerinde hayallerden de uzak durmak olmalıdır.”

1 KASIM 1937 tarihinde TBMM Beşinci Dönem Üçüncü Toplanma Yılı açılırken Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından yapılan söylevden;

“.....Arkadaşlar!

En güzel coğrafi vaziyette ve üç tarafı denizle çevrili olan Türkiye; endüstrisi, ticareti ve sporu ile, en ileri denizci millet yetiştirmek kabiliyetindedir. Bu kabiliyettten istifadeyi bilmeliyiz; denizciliği, Türkün büyük ülküsü olarak düşünmeli ve onu az zamanda başarmalıyız.....

....Sevgili Arkadaşlarım!

Ordu, Türk Ordusu!...İşte bütün milletin göğsünü itimat, gurur duygularıyla kabartan şanlı ad! Onu, bu yıl içinde, kısa fasılalarla iki defa, büyük kütleler halinde, yakından gördüm. Trakya ve Ege büyük manevralarında...Disiplinini, enerjisini, subaylarının vukuflu gayretini, büyük komutan ve genarallerimizin yüksek sevk ve idare kabiliyetlerini gördüm. Derin iftihar duydum, takdir ettim.

Ordumuz, Türk birliğinin, Türk kudret ve kabiliyetinin, Türk vatanseverliğinin çelikleşmiş bir ifadesidir.

Ordumuz; Türk topraklarının ve Türkiye idealini tahakkuk ettirmek için sarf etmekte olduğumuz sistemli çalışmaların yenilmesi imkansız teminatıdır.

Teslihat ve teçhizat programımızın tatbikatı, muvaffakıyetle ilerliyor. Bunları memleketimizde yapmak emelimiz, tahakkuk yolundadır. Harp sanayii tesisatımızı, daha ziyade inkişaf ve tevsi için alınan tedbirlere devam edilmeli ve endüstrileşme mesaimizde de Ordu ihtiyacı ayrıca göz önünde tutulmalıdır.

Bu yıl içinde, denizaltı gemilerini memleketimizde yapmaya başladık.”