Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı 

Ertuğrul Fırkateyni


   ERTUĞRUL FIRKATEYNİ

 

16. Yüzyılda Osmanlı Devleti coğrafi olarak Asya, Afrika ve Avrupa olmak üzere üç kıtanın bağlantı noktasını teşkil eden ulaşım ve ticaret sisteminin merkezi konumunda yer almıştır. Merkezi konumu ile birlikte Osmanlı Devleti kuruluşundan itibaren Batı ve Doğu dünyası ile etkileşim halinde bulunmuş ve 17. Asrın sonlarında ulaşılan sınırları ile “eski dünya” denilen mekanın hakimi ve çevre ülkeleri ile komşusu olmuştur.

Dünya ile etkileşimi sayesinde batının kimliksel şekillenmesinde önemli yer tutmuştur. Bu etkileşim zamanla, batının dünya politikasında jeopolitik aslî unsur olan “Osmanlı Coğrafyasını elde etme” şeklinde edilgen bir unsur halini almıştır. 

Osmanlı Devleti’nin varlığını korumak ve devam ettirmek üzere bilim ve teknolojinin nisbî farklılığını azaltmak için, batı dünyası ile nitelikli insan yetiştirme ve beyin transferi konusunda daha yakın ilişkilere girmiştir.  Batı’nın bilim ve teknolojisi temel alınarak yapılan değişim çabaları ilk olarak askeri alanda göze çarpmaktadır. Daha sonra eğitim alanına yönelinmiş ve devlet yönetimi ile dış politika konularında batı tarzı örnek alınmaya başlanmıştır. Osmanlı Devleti uluslararası ilişkileri alanında ise batı kaidelerini takip etmiştir. Yurt dışında kalıcı elçilik ile yurt dışına personel gönderilmesine başlanmıştır. Ayrıca donanma gemilerinden, uluslararası sularda bulunan Osmanlı filolarına gemi tefrik edildiğinde izlenen seyir güzergahları ile de uluslararası ilişkiler kapsamında yararlanılmıştır.

Osmanlı Devleti ve Japonya’nın dönemin hegemon gücü ile ilişkileri de benzerlik taşımaktadır. Özellikle serbest ticaret anlayışını tüm dünyaya yayan İngiltere, Osmanlı Devletiyle 1838 Balta Limanı Antlaşmasını ve Afyon Savaşı’nda yendiği Çin ile 1842 Nanking Antlaşması’nı yapmıştır. Ayrıca ABD’nin Japonya ile 1858 yılında yaptığı Kanagawa Antlaşması’ndan sonra İngiltere de benzeri bir antlaşma yaparak Japonya’yı tarihsel süreçte kurguladığı dünya sistemine entegre etmiştir. Bu antlaşmalar; bölgesel olarak kendi içinde siyasal, sosyal veya ekonomik olarak farklılıkları olsa da sömürgecilik anlayışı temelindeki hegemonik sistem mantığı ile kurgulanmıştır.

Ancak Japonya bu anlaşmaları İngiltere’nin olumlu ve işbirliğe dayanan yaklaşımları neticesinde tadil ederek geleneksel ittifak anlayışının temelini meydana getirmiştir. Osmanlı Coğrafyası ise İngiltere’nin temel hedef alanını oluşturduğundan aynı olumlu yaklaşımla karşılaşmamıştır.

1871 yılında Japonya Devleti Osmanlı Devletine bir dostluk antlaşması önermiştir. Bu düşünceler bizzat Padişah II. Abdülhamit tarafından 1875 yılında İstanbul’a liman ziyareti yapan “Seiki” bahriye öğrencilerini taşıyan Japon Harp gemisi Komutanı’na ve 1881 yılında İstanbul’a gelen elçiye beyan edilmiştir. Osmanlı Devleti ile Japonya arasında ilk resmi görüşme 1887 yılında Japon İmparatoru Meiji’nin kardeşi Prens Komatsu’nun Avrupa seferi kapsamında İstanbul’a ziyareti esnasında yapılmıştır.  Yukarıda bahsedilen genel çerçeve içinde Osmanlı Devletinin sınırlarına bakıldığında kaybedilen topraklara rağmen bir deniz devleti olduğu gözükmektedir. Her ne kadar II. Abdülhamit dönemiyle birlikte donanması denizlerden çekilen bir devlet görünümüne bürünse de Ertuğrul Fırkateyni’nin Uzak Doğu seyrine gönderilmesi ayrı bir yer tutmaktadır. Çünkü Ertuğrul Fırkateyni bu seyre, sınır savunması stratejisini temel alan algılamanın dışında bir hareket ortaya konularak gönderilmiştir.

Osmanlı Devleti kendi topraklarında yaşayan halka ve müttefiklerine yönelik varlığının göstergesi olarak sınırlı da olsa Donanma gemilerinden faydalanmıştır. Bu kapsamda İtalya ve Almanya’nın birliğinin sağlanması ile batının sömürgecilik yarışının Osmanlı Coğrafyasında kızıştığı dönemde mütekabiliyet uygulamaları ve batı ülkeleri dikkate alınarak savaş gemileri yerine okul gemileri uzak mesafelerde seyre gönderilmiştir.

1873 yılında Muhbir-i Sürur Fırkateyni’ni Basra’ya seyre gönderilmiştir. Nitekim 1863 yılında Hüdavendigâr Okul Gemisi Trablus ve Tunus’a gönderilmiştir.

Takvim yaprakları 1889’u gösterdiğinde Ertuğrul Fırkateyni Japonya’ya seyre çıkmak üzere hazırlıklarına başlamıştır.

Ertuğrul Fırkateyni 19 Ekim 1863 tarihinde Tersane-i Amire’de Padişah Sultan Abdülaziz’in katılımıyla denize indirilmiştir. Makine ve kazanları 1864’te İngiltere’de monte edilmiş, 1865 yılında İstanbul’a dönmüştür. Fırkateyn 79 metre boyunda, 15,5 metre genişliğinde, 2344 ton deplasmanında ve sürati 10 mildir.  

 

Macintosh HD:Users:DZKK:Desktop:Skylife:Ertuğrul Fırkateyni.tif

 

Ertuğrul Fırkateyni’nin  teknik özellikleri;

Tekne                         : Ahşap

Draft                           : 7,1 metre

Makine Tahriki           : Buharlı/ 600 Beygirli/iki kazanlı

Yakıt                           : Kömür/350 ton kapasiteli

 Silahları                      :  1 adet 203mm Armstrong,

8 adet 150mm Krupp,

5 adet 150mm Armstrong topu,

1 adet Whitehead torpido tüpü,

2 adet torpido bulunmaktadır.

Mürettebat      : 61 Subay ve memur, 548 erbaş/er toplam 609 kişi

Ertuğrul Fırkateyni’nin Japonya’ya gönderilmesi konusunda çeşitli tartışmalar yaşanmış ve teknik heyet tarafından gemi incelenerek aşağıdaki rapor hazırlanmıştır:
… Fırkateynin Japonya sularına kadar gidip dönmesi ve Osmanlı Saltanatının büyüklüğünün delili olan büyük şanını yükseltmek için Osmanlı’nın zafer alametli sancağının Uzak Doğu sularında tam bir başarıyla dalgalanmasına vasıta olabilecek bir duruma sahip olduğunun büyük bir şükran ve memnuniyetle görüldüğü…” 

Bu rapora istinaden hazırlanan Ertuğrul Fırkateyni seyir planı Doğu’da Osmanlı Devleti’nin sancağını göstermek amacıyla Süveyş, Aden, Bombay, Kolombo, Singapur, Saygon ve Hong Kong gibi limanlarını öncelikle olarak değerlendirilerek Kızıldeniz, Hint Okyanusu ve Japonya sularını kapsayacak şekilde hazırlanmıştır.

Neticede 21 Şubat 1888 tarihli tezkere ile Bahriye Mektebi öğrencilerinin denizde teorik bilgilerini kullanmayı öğrenmeleri için donanmada uygun bir eğitim gemisi ile Kızıldeniz, Hint Okyanusu ve Japon sularına gönderilmek üzere Ertuğrul Fırkateyni’nin uygun olduğu ve mart sonunda yola çıkarılması kabul edilmiştir.

Geminin uğrayacağı limanlar ve yol güzergahı şu şekilde belirtilmiştir:

Mezkur fırkateyn-i hümayün Dersaadet’ten hareketle Marmaris’e uğrayarak oradan Port Sait’e gidecek ve kanaldan ba’del-mürur icab eder ise Bahr-i Ahmer’e Cidde veya Kameron limanlarına dahi uğrayarak Aden’e muvasalatla oradan Bombay veya doğruca Serendib Adası’nda Kolombo’ya, Gale ve Trinkomali limanlarına gidecektir. Mahall-i mezkure Hindistan’ın meşhur iskelelerinden olmak hasebiyle burada görülmeye şayan olan mevaki ve mümkün olduğu halde istihkamat şakirdana gösterildikten ve icabı kadar arâm edildikten sonra hareketle mevsim rüzgarları gözetilerek Hindistan’ın taraf-ı şarkisinde bulunan Madras, Pondişeri ve icabında Kalküta limanlarına dahi uğranılarak şayan-ı temaşa olan mahaller şakirdana gezdirilerek ve lüzumu kadar arâm olunarak buradan dahi kıyam edildikten sonra Akyab nam limana teveccüh edilecek ve mahal-i mezkure muvasalatta dahi lüzumu görüldüğü kadar oturulduktan sonra kıyam ile Malaka Boğazı’na müteveccihen seyr-ü harekat ve boğazı mezkurde Penan ve Malaka ve Singapur limanları gibi meşhur limanlar görüldükten sonra cihet-i şimale teveccüh ile Saygon Limanı dahi görülerek Çin’in meşhur iskelesi olan Hong Kong Limanına azimet olunacaktır. Burası Çin ikliminin en meşhur memleketi olmak hasebiyle mevaki’-i mu’tena ve müstahkem görülüp icabı kadar arâm edildikten sonra kıyam birle lüzumu görüldüğü ve heyet-i sefinece tensip kılındığı halde Svatov ve Amoy ve Şanghay limanlarına uğranılarak Japon’da vaki’ (Nagasaki) Limanına teveccüh edilecek ve oradan da Japon Devleti’nin makarr-ı hükumeti iskelesi olan Yokohama Limanına azimet olunacak ve bi-mennihi teala şehr-i Teşrin-i evvel de Dersaadet’e avdet dilecektir. Mezkur limanlardan başka isimleri ta’dad olunmayan sair bir mahalle gidilmek ve bu limanlarda ne müddet urulmak veyahut hin-i hacette esbab-ı mani’a-i bahriyye ayluletiyle zikr olunan mersaların bazısı terk olunmak veyahut havaların müddet-i medide muhalif gitmesi hasebiyle limanlarda mu’taddan ziyade durmak gibi hususat kumandan olan zatın heyet-i sefine ile bil-istişare vuku bulacak karar ve tedbir-i makule menut olup ancak bu gibi halatın esbab-ı mucibe ve kaviyesi sefine jurnaline derç ve tezbir edilerek Dersaadet’e hin-i muvasalatta Bahriye Nezaret-i Celilesine izahen arz ve beyan edilecektir.”

16 Zilkade 1306 Tarik Gazetesi

“ Telgraf “

“Ertuğrul Fırkateyni hümayinesinin Çin sularına kadar gidip taraf-ı eşraf hazreti padişahiden Japonya Mikadosuna ita ve ahde buyurulan nişan-ı zişanı teslim etmek üzere dünkü gün Haliç Dersadetten tahrik-i çark azimet edeceğini gazeteler yazmışlar ise de fırkateyni mezkurun dün cisreyn arasına çıkıp cephanesini aldıktan sonra bugün saat sekiz raddelerinde sevab-ı maksuda müteveccihen hareketi mükerrer bulunmuş idüğü malumat-ı mahsusen acizanemizdendir”

Ertuğrul Fırkateyni 14 Temmuz 1889 tarihinde İstanbul’dan ileri hareketle Marmaris Limanına uğramış, oradan Port Said’e bir günlük liman ziyareti yapmış ve Süveyş Kanalı’na doğru harekete geçmiştir. Kanalda uğranılan talihsiz iki kaza sonucu gemi 10-12 gün havuza alınmış ve onarıldıktan sonra 23 Eylül 1889 tarihinde ileri harekete geçmiştir.  Süveyş’ten ayrılan Ertuğrul Fırkateyni Cidde Limanını ziyaret ederek 07 Ekim 1889 tarihinde Aden’e avdet etmiştir. Cidde ve Aden limanlarında Osmanlı halkı tarafından Ertuğrul Fırkateyni’ne sevgi gösterilerinde bulunulmuştur. Kolombo ve Bombay limanlarına ziyaretler yapıldıktan sonra 08 Kasım 1889 tarihinde Singapur’a doğru yola çıkılmış ve 15 Kasım 1889 tarihinde Singapur’a ulaşmıştır. Bombay ve Kolombo’da 30.000’den fazla Müslüman halk gemiyi ziyaret etmiştir.  Ertuğrul Fırkateyni makina gücünün yanı sıra yelken gücüyle de hareket edebildiğinden Singapur’da uygun hava ve deniz koşullarını yakalamak için dört aylık bir süre bu limanda kalmıştır. Bahriye Nezareti tarafından, yabancı basında geminin yine arıza yaptığı yönünde yayınlar çıktığı ancak; geminin Singapur Limanında kalma sebebinin, gerekli ikmalin tamamlanması ve yelken kullanılabilecek hava koşullarının beklenilmesi olduğu ifade edilmiştir.

Ertuğrul, 22 Mart 1890 tarihinde Singapur’dan ileri harekete geçmiş; Fransız sömürgesi Saygon’a buradan 26 Nisan’da İngiliz sömürgesi Hong Kong’a  avdet edilmiştir. Foçu, Nagasaki, Kobe limanlarına uğranıldıktan sonra seyrin son durağı Yokohama Limanına 07 Haziran 1890 tarihinde ulaşılmıştır. Ertuğrul Fırkateyni yaklaşma sularında Japon, İngiliz ve Fransız donanmalarına ait gemiler ile karşılanarak liman girişi yapmıştır.   Kafile Komutanı Osman Paşa Japonya İmparatoruna Padişah II. Abdülhamit’in gönderdiği mektup ve İmtiyaz Nişanı’nı takdim etmiştir. 

Macintosh HD:Users:DZKK:Desktop:Skylife:Ertuğrul Personeli.tif

Ertuğrul Fırkateyni burada kaldığı sürece Japon ve İngilizlerin katıldığı denizcilik yarışlarına katılmış, Osman Paşa aynı zamanda diplomatik temsilcilerle ikili görüşmelerde bulunmuş, komuta heyetiyle ile birlikte sarayda verilen davete katılmıştır. 

... Akşam on buçuk civarlarında hazırlanmış saray arabalarına binerek İmparatorun sarayına gittik. İmparator hazretlerinin bulundukları salona lüzumlu tefrişat ve mükemmel iltifat ile huzura dahil olduk. İmparatorun arzusu üzerine nutku Türkçe okuduk. Nutuk bitince iki adet padişah mektubu ve beratı ile İmtiyaz Nişanını eline alıp, iki ülke arasındaki dostluktan, dostluğun günden güne artması kendisine memnuniyet vermişken bu defa Padişahın nişan göndermesinden mutluluğunu ifade ettiler. İmparatorun huzurundan çıktık. İmparatoriçe de Japonya’ya ilk defa gelen Türk Harp Gemisinin gelmesinin güzel tesiri ve nice örneklerinin görüleceğini beyan etti.

1 Ağustos 1890

Osman Paşa

Kafile Komutanı

Ertuğrul Fırkateyninin 14 Temmuz 1889 tarihinde başlayan ve altı ay olarak planlanan seyir süresi on bir ay sürmüştür. Japonya’daki görevini icra eden Ertuğrul Fırkateyni, Bahriye Nezareti tarafından 14 Haziran 1890 tarihli yazıyla Japonya’nın Uraga, Hyogo ve Nagasaki, Çin’in Şangay limanlarında birer ay beklemiş uygun hava koşulları kollanarak İstanbul’a geri intikal emri verilmiştir.  Geri harekete geçmek için uygun hava koşulları beklenilmiş, dönüşe geçilmesi için seyir güzergahı hazırlanmış lakin bu esnada bölgede hakimiyetini sürdüren kolera salgını gemiye sirayet etmiştir. Gemi personelinden otuz yedi kişi koleraya yakalanmış ve on üç kişi vefat etmiştir. Kayıpların artması endişesiyle Ertuğrul Fırkateyni 15 Eylül 1890 tarihinde Yokohama Limanından ayrılmıştır.

“Yarın değil öbürsü gün hareket edileceği arz olunur.”

13 Eylül 1890 / Yokohama

Osman Paşa

Hareketin ikinci günü öğlen saatleri rüzgar şiddetini artırmaya başlamıştı. Ve öğleden sonra tayfuna döndü. Kushimoto Köyündeki Oshima Burnuna mesafe 10 mildi. Kashino Feneri görünüyordu... Ancak rüzgar şiddetini artırmıştı. Korkunç bir gürültü işitildi ve arkasından derin bir sessizlik...Yokohama’dan Kobe’ye ilerlerken 16 Eylül günü Ertuğrul Fırkateyni kayalıklara çarparak batmıştır. 

Macintosh HD:Users:DZKK:Desktop:Skylife:Oşima açıkları.tif

Ben kıç güvertede ırgatın yanında idim. Bu trajedi üzerine aşağı kamaraya inmek istedim. Ancak palavraya kadar suyun hücum etmiş olduğunu görerek geri döndüm. Güverteyi tekrar bulduğum zaman geminin alt ve baş tarafı yıldırımla vurulmuş gibi dağılmıştı. Yalnız kıç kasarası kalmış ve bir tarafa yatmıştı. Bu cinnet içinde bir aralık mizana direğinin kıça doğru devrildiğini ve kasara üzerinde birçok personelin toplanmış olduğunu hatırlıyorum. Ben ayağımın altında güverte kayboluncaya kadar bekledim. Bundan sonra kendimi korkunç dalgalara bıraktım. Yaralı ve bereli bir halde sahile ulaştım. Karaya çıktım ancak, fenere gitmek için yol yoktu, kara tamamen dik kayalardan meydana gelmiş olup fener ise tepedeydi. O gece sabaha kadar bir taraftan yağmur ve soğuktan donmak, diğer taraftan da yaralıların o yürek parçalayıcı bir şekilde çıkardıkları ağlama inleme seslerine dayanmak çok zordu. Sabah oldu, fenere çıkmak üzere bir yol bulmak için her birimiz bir tarafa gidip araştırmaya başladık. Sonunda bir keçi yolu bulduk, oradan fenere çıktık. Askerin yaraları fenerciler tarafından güzelce temizlendikten ve iyice sarıldıktan sonra bize yemek çıkardılar. Karnımızı doyurduk ve durumumuzu anlattık.  Ama hiç İngilizce bilen bulunmadığından anlaşamadık. Sonra akşam üzeri benimle beraber bandocu subayı bir kayığa bindirdiler ve Osaka’ya götürdüler.  Oradan da bir vapura binerek Kobe’ye geldik. Yolculuk sırasında geminin kaptanı bizi çok iyi ağırladığı gibi birer kat elbisede verdi. Kobe’de bizi polis merkezine teslim ettiler. Orada durumumuzu güzelce anlattık. Hemen Yokohama’ya telgraf  çekilerek bizi de gayet güzel bir otele yatırdılar. Ertesi sabah bir Alman ganbotu gidip diğer askeri de alarak Kobe’ye getirip hastaneye yatırdılar.”

30 Eylül 1890 Kobe’den

Gemi İmamı Ali Efendi... 

Macintosh HD:Users:DZKK:Desktop:Skylife:Kaşinozaki Deniz Feneri.tif

Japon yetkilileri, mahalli halk, Alman Volf ve Japan Buci Maro gemileri tarafından yapılan arama kurtarma çalışmaları sonucunda 69 kişi sağ olarak kurtarılmış ve 532 kişi Japon sularında şehit olmuştur. Japonya’da eskiden yangın veya büyük felaketlerde yardım kampanyası başlatmak geleneği vardı. Tokyo, Osaka ve Kobe’deki bazı gazeteler sosyal yardım faaliyetlerine girişmiş ve Ertuğrul Faciası’nda şehit olanların aileleri için yardım kampanyası başlatmıştır.

“Katip Akiyama’ya bildiriniz;

Türk Donanmasına ait Ertuğrul Gemisi bu ayın 16’sında denizde seyir halinde iken şiddetli fırtınaya tutularak Kashino kıyıları yakınlarında kayalıklara çarpıp batmıştır. Muhtarlıktan bilgi gelince bizler olay yerine gidip yaralılara gerekli tedaviyi yapıp yardım etmek için gayret ettik. Ama o panik hali içinde kaç kişiye tedavi uyguladığımızı, hangi ilaçları verdiğimizi not etme imkanımız olmadı...

Ama aslında bizim en başından beri ilaç ve tedavi bedeli talep etme düşüncemiz olmayıp, sadece yaralılar için yardıma ihtiyaçları olduğunu düşünüp yürekten ve var gücümüzle yardım etmemiz, yalnızca insancıl bir yaklaşımdan ibaret olup ilaç bedeli ve tedavi masrafları gibi bir beklentimizin olmadığını bildirmek isteriz.

Doktor Kawaguchi Sanjuurou

Doktor Date Ichirou

Doktor Matsu Shima

22 Eylül 1890

Japonya’da özellikle gazetelerin yaygınlaşması ile birlikte yardım faaliyetlerinin kontrolü ele alınmıştır. Ancak 1890 yılına kadar yardım kampanyaları yurtiçine yönelik olmuştur. Ertuğrul Faciası ile birlikte ilk defa yabancılar için de Japonya’da yardım kampanyası başlatılmıştır.  Ayrıca Donanma Cemiyeti de yardım toplama faaliyetinde bulunmuştur. Ertuğrul Fırkateyni’nden eşya ve aletlerin çıkarılması konusunda Japonya Osmanlı Devleti’nden aldığı izinle çalışmalara başlamıştır. Enkazdan çıkartılan malzemeler Mesajeri Kumpanyası Vapuru ile İstanbul’a nakil edilmiştir.  Burada çıkarılan toplar Osmaniye Fırkateyni’ne monte edilmiştir. Osmanlı Devleti, Japon Hükümeti ve Milletine Ertuğrul Fırkateyni’nin batmasından sonra gemi personelinin ve eşyalarının denizden kurtarılması ile daha sonrasından gösterdikleri yakın ilgiden dolayı memnuniyetini para yardımı ve nişanlarla göstermeye çalışmıştır. Yaralı olarak kurtarılan gemi personelinin İstanbul’a getirilmeleri Japon Devleti’nin yakın ilgisi sonucunda Hiei ve Kongo harp gemileri vasıtasıyla sağlanmıştır.  Bu gemilere seyirleri süresince mihmandarlık yapmak üzere İzzeddin Vapuru Komutanı Rıza Bey görevlendirilmiştir.

İstanbul’da yirmi gün kalan bu iki gemi personeline Osmanlı Devleti tarafından nişan ve hediyeler takdim kılınmıştır. Ertuğrul Fırkateyni şehitlerinin anısına üç anıt dikilmiştir. Birincisi taştan bir kitabe olarak Oshima halkı tarafından yapılmıştır.

 

Anıt ikinci kez 1929 yılında Türk-Nippon Ticaret Derneği yardımıyla düzenlenmiştir.

Macintosh HD:Users:DZKK:Desktop:Skylife:Hüsrev Gerede Anıt Açılışı.tif

Üçüncü kez 1937 yılında Sayın Hüsrev Gerede’nin Tokyo Elçiliği sırasında restorasyonu yapılmıştır.  Ertuğrul Fırkateyni seyri kapsamında uğradığı limanlarda halkın teveccühü konusunda dönemin  gazetelerinde şu şekilde yer almıştır. 28 Ekim 1889 tarihli Kasıdı Bombay isimli gazete de Mürettebatın kıyafetleri ve ahlaklarının güzelliği halk üzerinde büyük etki bırakmıştır. Gazetede özellikle mürettebatın ahlaken çok iyi olduğu yazılmıştır.  Ayrıca; Hindistan Müslümanlarının Sultana olan yakınlık ve sevgilerinin bu gemiyi ziyaret için yaptıkları tezahürattan anlaşıldığı belirtilmiştir.

29 Ekim 1889 tarihli İngilizce yayınlanan Avocat of India Gazetesinde Ertuğrul ve mürettebatına geniş yer verilmiştir. Ertuğrul Fırkateyni’nin Hobart Paşa komutasında 1877-1878 Osmanlı-Rus harbine katıldığı belirtilmiştir. Gemiyi yalnız Müslümanlar değil diğer dinlere mensup vatandaşlarda ziyaret etmiştir.

Ertuğrul Fırkateyni’nin bu yolculuğu Osmanlı Devleti’nin kendi halkında ve diğer ülkelerde yaşayan müzahir milletler üzerinde moral ve motivasyon aracı olarak istenen etkiyi oluşturmuştur. Ayrıca Ertuğrul Fırkateyni, resmi olarak ilk defa 1887’de başlayan, yıllardır sağlam ve samimi olarak devam eden Türk-Japon ilişkilerinin mihenk taşı olmuştur.

 

Macintosh HD:Users:DZKK:Desktop:Skylife:japonya-kusimotodaki-ertugrul-faciasi-sonrasi-yapilan-sehitlik.tifMacintosh HD:Users:DZKK:Desktop:Skylife:TÜRK MÜZESİ KAPISI.tif

 

 

Macintosh HD:Users:DZKK:Desktop:Skylife:Kongo Gemisi.tif

İmparator Meiji (Mutsuhito) tarafından Sultan II. Abdülhamid Hân'a gönderilen dostluk mektubu ve tercümesi:

alt

Şevketlü, kudretlü dostum, yüce ve muhteşem muhibbim Sultan Abdülhamid Han Hazretleri; 
Azim mülkünüze giden tebaamızın daima hoş bir kabul gördüğünü ve özellikle sevgili Prens (Komatsu) Akihito ve eşi prenses hanımefendinin sizin katınızda gayet güzel bir kabule mazhar olduklarını haber alınca pek memnun ve mesrur oldum. Dolayısıyla samimi ve büyük dostluğumuzun eser ve delilini siz padişah hazretlerine ibraz etmek arzusundayım. Bu manada “Krizantem” nam büyük nişanımızı zatınıza hediye ediyor ve mektupla birlikte gönderilen mezkûr nişanı lütfen kabul buyurmanızı rica ediyorum. Yine bu vesileden istifadeyle azim hürmet ve değişmez muhabbetimin teminatını beyan ederim.
 
Mutsuhito 
Tokyo Sarayı 
10.05.1888 

 

Kaynakça

> Başbakanlık Osmanlı Arşivi.

> Çetinkaya Apatay, Türk Japon İlişkileri ve Ertuğrul Fırkateyni’nin Öyküsü, DZKK, İstanbul, 2004

> Çanakkale 18 Mart Üniversitesi, Japon araştırmacıların gözünden Türkiye Sempozyumu ,
25 Eylül 2009, Edt. A.Mete Tunçoku, Pozitif Matbaa, Ankara 2009.

> Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Uluslararası Ertuğrul Fırkateyni Sempozyumu (09-10 Mart 2010), Deniz Basımevi, İstanbul, 2010.

> Deniz Müzesi Arşivi.

> Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Türk Deniz Harp Tarihi Atlası, İstanbul, Aralık 2010.

> Erol Mütercimler, Ertuğrul Faciası ve 21. Yüzyıla Doğru Türk Japon İlişkisi, Anahtar Yay., İstanbul, 1993.

> Fahri Çoker, Bahriyemizin Yakın Tarihinden Kesitler, Ankara 1994.

> F. Şayan Şahin, Ertuğrul Faciası ve Ailelerine Bağlanan Maaş, Tarih ve Toplum, Sayı 176, İstanbul, Ağustos 1998.

> Hüseyin Can Erkin, Japon Gezgin Ienaga Toyokichi’nin 1899-1900 Anıları.

> Hüsrev Gerede,Mübarek Ertuğrul Şehitlerimiz ve Muhteşem Anıtları, 413 Sayılı Donanma Dergisi Eki, İstanbul 1956.

> Japonya Başbakanlığı, 1890 Ertuğrul Faciası Üzerine Resmi Raporu, Tokyo, Mart 2005.

> Katip Çelebi, Kitab-ı Cihannüma, Edt Bülent ÖZÜKAN, Boyut Yayıncılık, İstanbul, 2008.

> Kaori Kamatsu, Ertuğrul Faciası: Bir Dostluğun Doğuşu, Turhan Kitapevi, Ankara, 1992.

> Levent Düzcü, Osmanlı’ların Sanayi Çağına Adım Atışına Denizcilikten Bir Örnek: Buharlı Gemiye Geçişte Başlıca Parametreler (1828-1856), History Studies, Vol. 5 Iss. 1, Ocak 2013

> Nabua Misawa, Türk Japon Ticaret İlişkileri, İstanbul Ticaret Odası Ekonomik ve Sosyal Tarih Yayınları Yayın No: 2010-63 İstanbul, 2011.

Süleyman Nutki, Ertuğrul Fırkateyni Faciası, İstanbul, 1327

www.ertugrul.jp(Erişim.15 Aralık 2014) 

 

Okunma Sayısı :7797
Güncelleme Tarihi : 09-05-2019

BAĞLANTILAR